Hande Yıldırım

SALI PAZARI: 11.09.2018

Salı oldu. Biz yine şarkılarımızla buradayız. Hem de bu hafta konuğumuz pek sevdiğimiz grup Vera‘nın sesi soluğu Arel Koray Nalbant.

AREL KORAY NALBANT’IN TEZGAHI

Stone Temple Pilots – Sour Girl

Bana kalırsa grunge döneminin en iyi şarkı sözü yazarıydı Weiland. O yükselirken bizim aklımız ermiyordu, intiharına ise erişkin kafayla şahitlik ettik; bu da bizim jenerasyonun şanssızlığı olsun.

Willamette Stone – Today

Billy Corgan bu şarkısının ortalama bir filmde cover’lanmasına izin vermiş, ne de iyi etmiş. Smashing Pumpkins hali bambaşka şeyler hissettiriyor. Bu versiyondan aklımda kalan tek şey ise, güneş.

The Killers – Miss Atomic Bomb

The Killers’ın duo’ya dönüşmeden önceki son albümünden bir şarkı; Mr. Brightside hikayesini tamamlayan, kırık ve güçlü şarkı.

The Wind And The Wave – Chasing Cars

Youtube cover müzisyenliğinin geldiği en iyi nokta değil belki, ama en kalbe dokunanlarından biri desem pek de hata etmiş sayılmam. İkili, Snow Patrol’ın şahane şarkısına şahane dokunmuşlar.

Marcy Playground – Sex And Candy

Doğru anıyla birleşince unutulması mümkün değil. Çiğ şarkı.

HANDE’NİN TEZGAHI

Natalie Prass – Far From You

Sonbahar moduna girmek için bire bir…

Kanye West – Yikes

Her ne kadar son albümünün çok büyük bir hayranı olamasam da bir türlü bu şarkı beklentimi karşılıyor.

Charlie XCX – Boys

Bu şarkıyı biraz daha yetenekli olabilseydim ben yazabilirdim.

Lily Allen- Trigger Bang (ft. Giggs)

Mercury Prize serimiz şerefine Lily Allen’ın dünyasına geçiş yapmış bulunuyorum. Albümde eski materyalleri bana en çok hatırlatan bu şarkı oldu.

Lykke Li – Jaguars in the Air

Siz de bu şarkıya sardığım için benden nefret ediyor musunuz? Savunmamı şöyle yapıyorum: Bu şarkının uzun otobüs yolculuklarını kısaltma gibi sihirli bir özelliği olduğuna neredeyse eminim. Nakaratı dilinize doladığım için de ayrıca özür dilerim.

CEMRE’NİN TEZGAHI

Mustafa Sandal – Gidenlerden

Geçen hafta bu blogda Mahsun Kırmızıgül’den bahsedildi diyerek iyice koyveriyorum ben de.

Taylor Swift – All You Had to Do Was Stay

Taylor Swift dinlediğimi utana sıkıla söyleyecek noktayı geçeli çok oldu, o yüzden buyurun bu şarkıyı eskittim geçen hafta:

Rhye – Taste

Geçtiğimiz hafta sonu kendisini canlı izlemeden önce bol bol dinlemiştim, canlısı aklımdan çıkmadığı için hala dinleyip duruyorum.

Foals – Lonely Hunter

Şarkı sözü dövmesi yaptırma batağına düşüp de vücudumu not defterine döndüreceğim korkusuyla arka arkaya dinliyorum, n’olur olmasın böyle bir şey…

Warhaus – Mad World

Cuma olsa da canlı canlı dinlesek.

Carly Rae Jepsen – Tonight I’m Getting Over You

Sanmıyorum.

BURÇAK’IN TEZGAHI

The Talking Bugs – Laika

Bu hafta tezgahımın açılışını hak ettiği değeri görmeyen bir grup ve onların ilk ve tek albümleriyle açıyorum. 2013 senesinde çıkardıkları ilk albümü çok beğenerek dinledim ve devamı için 5 senedir gözüm yollarda bekliyorum. Geç keşfedilmiş bir değer olarak aramıza katılışı hayırlara vesile olur belki diyerek playlistlerimin incisi Laika’yı huzurlarınıza sunuyorum:

Rhye – Taste

Geçtiğimiz cumartesi pazar günleri Salon performansıyla gözlerimizin ve kulaklarımızın pasını bir kez daha silen bu parça kesinlikle son zamanlarda dinlediğim en iyi canlı performanslardan biriydi.

Mazhar Alanson – Yandım

Bazı şarkılar bazılarımızın yüreğine herkesten ve her şeyden çok dokunur. Ve bazen bu şarkılar sabah uyandığımız gibi ansızın aklımıza gelir. Bu hafta MFÖ ile yaşadığım bu yürek burgusunu sizlerle paylaşmayı boynumun borcu bilirim.

Muse – Butterflies and Hurricanes

Yaklaşan Muse albümü heyecanıyla hepimiz gibi ben de çok sevdiğim Muse klasiklerini döne döne dinlemeye başladım.

AHMET’İN TEZGAHI

Silk City, Dua Lipa – Electricity

Dua Lipa’yı her yerde görmekten sıkıldım diyorsanız bu şarkı sizin için değil ama kalanlar için çok başarılı bir dans şarkısı. Diplo ve Mark Ronson işbirliği de olsun o kadar. Yine de klip Kanye West’in Fade’ini o kadar andırıyor ki sonunda Dua Lipa’yı fury olarak göreceğim diye kormadım desem yalan olur.

Lorde – Buzzcut Season

Lorde’un ilk albümüne ara ara dönmeyen yeni nesil müziği anlamamış demektir.

Vera – Saklanır Nisan

Arel Koray Nalbant sesiyle tanışmadıysanız tam buradan başlayın. Ben kendisini az dinlemedim.

MØ – Way Down

MØ’den yeni albüm geliyor. Heyecanlıyım. Bu şarkı daha da heyecanlandırdı.

Toplu Spotify listemizi de şöyle bırakalım;

SALI PAZARI: 04.09.2018

Salı günü demek haftanın en sevdiğimiz günü demek. Bu hafta da Avaz yazarları olarak tezgahlarımızı açtık, yeni eski ne dinliyorsak ortaya döktük. Üstelik bu hafta çok özel bir konuğumuz da var: Milyonların sevgilisi, magazin duayeni, son arşiv bükücü, son zamanlarda Youtube’un başına gelmiş en güzel şey olan Şokopop. Kendisinin seçkisi hemen aşağıda, hala izlemediyseniz son videosu da burada.

ŞOKOPOP’UN TEZGAHI

Gwen Guthrie – It Should Have Been You

Yürek titreten ve bağımlılık yapan cinsten bir bassline’ı var. Muhteşem bir vokalle birleşince unutulmaması gereken bir funk klasiği ortaya çıkmış. Dans etmemek imkansız. Keşke dışarda bir yerlerde de duysam dediğim parçalardan. Bu yaz (ve geride bıraktığımız birkaç yaz) en çok dinlediğim şarkılardan biri.

Mahsun Kırmızıgül – Her Şeyim Sensin

Adı albümde Herşeyim Sensin olarak yazılan bu şarkının doğudan batıya ve ardından tekrar doğuya uzanan düzenlemesi benim gibi fantezi-philelerin iştahını kabartabilecek türden. Sazlar ve acid house melodilerinin birleşimi acayip bir 90lar dünyasına davet ediyor. Bir Bacının Anatomisi serisini hazırladığım sırada Kırmızgül’ün bu şarkıyı son dakika Seda Sayan’ın çıkacak albümünden çektiğini öğrenmiştim. O günden beri müptelasıyım. Keşke Sayan’ın demosu bulunsa ve leak etse. 🙂

Hande Yener – İnsanlar Çok

Bana göre Hande Yener’in deneysel döneminin en iyi ürünü. Erdem Kınay’ın yaptığı chill-house düzenleme yoğunluklu olarak funk öğeler taşıyor. Yener’in vocoderla oynanamış vokali eşsiz. Bu tür vokaller içeren şarkılardan keskin bir çizgiyle ayrılan bir şarkı söyleme tekniği kullanmış. Yorumu her zamanki gibi çok iyi. Kıymeti bilinmesi gereken bir şarkı.

İzel – Yok Yere

90’ları kapatıp 2000’leri açan şarkı. Giderli şarkıların mihenk taşlarından. Sözlerine çok bayılmasam da sırf düzenlemesiyle bile gelmiş geçmiş en sıkı türkçe dans hitlerinden biridir benim için.

Flirts – Passion

Neredeyse kurgu yaptığım her gün dinlediğim italo disco zirvesi. Loopta dinlenmeye son derece müsait. Tecrübeyle sabit. 😉

Pet Shop Boys – Domino Dancing

Geçen hafta bir sabah nedense kafamda bu şarkı çalarak uyandım. O günden beri sabah akşam iki doz alıyorum. Pür mutluluk saçan melodisiyle 80ler dans müziğinin en iyi örneklerinden. Homoerotik klibiyle de ayrıca gönül tellerimi titretiyor.

Whitney Houston – It’s Not Right But It’s OK (Thunderpuss Club Remix)

Bir Televole toplama CD’si sayesinde tanıyıp o zamandan beri sık sık ziyaret ettiğim Whitney Houston’ın en şahane şarkısı. Orijinal versiyonu değil club remixini sevdiğim ender parçalardan. Houston’ın vokalinin gerçeküstü olduğu son döneminden. Akranı olan İzel’in Yok Yere’sinden sonra dinlemenizi tavsiye ederim.

Demet Akalın – Of

Geçen günlerde Kusursuz 19 albümünü hatmetmiş bir arkadaşımın tavsiyesiyle dinlediğim ve ilk dinlemeden günlük playlistime eklediğim Demet Akalın’ın kusursuz şarkısı. Beatboxla açılan R&B etkisi altındaki düzenlemesi ve bir hangover sabahını anlattığına inandığım sözleriyle Akalın’ın diskografisinde özel bir yerde duruyor.

HANDE’NİN TEZGAHI

Everything Everything – Good Shot, Good Soldier

Bu şarkı Everything Everything’den kalp kıran politikacılara gelsin.

Warpaint – Billie Holiday

Dünyanın en güzel aşk şarkısı belki de. En güzel yanı ise gerçekte bir aşk şarkısı olmaması.

LUMP – Curse of the Contemporary

Solo çalışmalarının yanında zayıf kaldığını düşünsem de Laura Marling hayranı olduğunuzda karşı koyamıyorsunuz.

Natalie Prass – Sisters

Kız kardeşlerin gücü adına…

Lykke Li – So Sad So Sexy

Gözyaşlarınıza hakim olun lütfen.

BURÇAK’IN TEZGAHI

Lisa Hannigan, Aaron Dessner, Enda Walsh – Swan

Bu hafta tezgahımı benim gibi yenilik arayışı içinde olduğunu tahmin ettiğim Lisa Hannigan ile açıyorum. Çok yakın takipçisi olmasam da farklı isimlerle işbirliği içerisinde olmak Lisa Hannigan’ı yakın olduğu country tarzından çekip güzel yerlere ilerletmiş gibi gözüküyor. Birkaç gün gecikmeli keşfettiğim bu şarkıyı geçtiğimiz hafta defalarca dinledim ve dinlettim.

Röyksopp – Something In My Heart

Yine üzerine çok şey söylenmesi gerekmeyen parçalardan biri benim için. Hepimizin hayatında zaman zaman hatırlanıp loop’a düşülen Röyksopp şarkıları oluyordur gibi.

Beach House – I Do Not Care For The Winter Sun

Bu hafta yine yüzümü birkaç sene öncesine dönenlerdenim.

Yasemin Mori – Tuzlu Su

İnsanlığın en yoğun duygularından biri olan aşkı müziğine konu edinmek pek çok kez rastladığımız şey. Ancak bunu dinleyiciyi üzüntüden yerden yere vurarak yapmamak ender seçimlerden biri. Yasemin Mori de bu güzelliği müziğine yansıtanlardan biri, kendisine sevgilerimizi iletiyorum.

AHMET’İN TEZGAHI

Disclosure feat. Gwen McCrae – Funky Sensation (Extended Mix)

Disclosure yeni şarkıları peşpeşe yayınlıyor. Funky Sensation ise ismine uygun olarak funky ritimleriyle kulak dolduruyor.

Disclosure – Grab Her

Disclosure demişken şu şarkının güzelliğini unutur gibi olmuşum.

Danz – Winter Solstice No. 1

Bu sene Computer Magic ismiyle Danz isimli çok başarılı bir albüm yayınlayan Danielle Johnson bu sefer Danz adı altında yeni bir enstrümental bir şarkı paylaştı. Retro-fütüristik bir şeyler dinlemek isteyen “başlat” tuşuna bastı bile.

Nova Norda – Varım

Nova Norda fırtınası devam ediyor. Bu şarkıya biz de varız.

LSD – Thunderclouds

Sia çocuk işçisi (şaka şaka) Maddie Ziegler’i LSD’ye de taşımış. Son şarkıları için çektikleri klibe konuk etmişler.

Ariana Grande – Jason’s Song (Gave It Away)

Ariana Grande Dangerous Woman ile beklenmedik gitar soloları yazımıza konuk olmuştu. Bu şarkı ile de beklenmedik piyano soloları yazımıza neden olmuş olabilir.

The Temper Trap – Sweet Disposition

Her zaman dönüp dolaşıp geldiğim albümlerden biri Conditions. Avustralya’dan kalplerimize.

EGE’NİN TEZGAHI

Mitski – Two Slow Dancers

Çağımızın en iyi söz yazarlarından olduğunu düşündüğüm Mitski’nin yeni albümü, yılın hiç şüphesiz en iyi birkaç albümünden biri. Geneli kısacık şarkılardan oluşan yarım saatlik bir albümde her seferinde yeni şeyler keşfediyorum; uzun zamandır bir albümün dinledikçe açıldığını görmekten bu kadar keyif almamıştım.

Cola Boyy – Penny Girl

Disco’ya modern bir dokunuş için sizi yeni keşfim Cola Boyy’a alalım. Kendisi şu sıralar MGMT’nin alt grubu olarak çıkıyor ve grubun son albümünde izlediği yolu düşünürsek fazlasıyla isabetli bir tercih Cola Boyy.

Empress Of – When I’m With Him

Empress Of hala bıkmadığım ilk albümü Me’nin deneyselliğini rafa kaldırıp yüzünü tamamen pop’a döndüğü bir single ile geri döndü ve sonuç muazzam. Top 40’ı hedefleyen endüstri ürünü bir pop yıldızının 80 tane prodüktörle çalışıp ortaya çıkardığı bir ilk single gibi; üzerinde çok uğraşıldığı belli bir pop şarkısı olduğundan iyi anlamda söylüyorum bunu. Blood Orange ile çalışmak da ona yaramış gibi.

Dizzee Rascal – Bop N Keep It Dippin

Yine çılgınlar gibi grime dinlediğim bir dönemden geçiyorum ve herkese arada detoks niyetine tavsiye ediyorum. Dizzee’nin son albümüne tekrar bir şans vereyim dedim ve asla pişman değilim; ama albümden çok şu klipten bahsetmek istiyorum. Normalde klipleri atlaya atlaya izleyen bir insanım ama bu klibe hasta oldum. Filmini falan çeksinler bence. GTA2’nin açılış videosu geliyor aklıma.

Megan Thee Stallion – Freak Nasty

Gaz ötesi müzik yapan, aşırı özgüven ve “nastylik” patlaması yaşayan kadın rapper’lara gerçekten acayip zaafım var, bunu görmezden gelemiyorum artık.

MERCURY PRIZE 2018: EVERYTHING EVERYTHING

Avaz ahalisi olarak yaptığımız geleneksel haftalık toplantıların en sonuncusunda konularımızdan biri de Mercury Prize adaylıkları oldu. Her sene adaylarla ilgili görüşlerimizi, kazanan tahminlerimizi yaptığımız bir yazı dizisi konuşup duruyorduk. Bu sene tembelliğimizi bir yana atarak bu yazı dizisini (gerçekten!) hayata geçirmeye karar verdik. 20 Eylül Perşembe gecesi sahibini bulacak ödül için yarışan 12 albüm var bildiğiniz üzere. Önümüzdeki 1 ay boyunca bu aday albümlerin kazanma şansını irdeleyeceğiz. Bize katılmak isteyenleri serimize bekliyoruz.

(daha&helliip;)

SALI (BAYRAM) PAZARI: 21.08.2018

Salı günü demek haftanın en sevdiğimiz günü demek. Bu hafta da Avaz ekibi olarak en çok dinlediğimiz şarkıları sizlerle paylaşmak için tezgahlarımızı açtık. Üstelik sıkıcı bayram ziyaretlerinin birinden diğerine koşarken bu şarkıları dinlediğinizde deniz kenarında güneşleniyormuşçasına bir etki yaşayabileceğinizi düşünüyoruz. İyi tatiller!

HANDE’NİN TEZGAHI

Hinds – Echoing My Name

60’ların romantik pop tınıları 21. yüzyıl punk’ı ile buluşuyor diyebilir miyiz?

Janelle Monaé – I Got The Juice (ft. Pharrell Williams)

Yataktan çıkmak için ekstra bir iki ritme ihtiyacınız olduğunda…

Wolf Alice – Sky Musing

Konserde canlı dinleyemesek de favori Wolf Alice şarkım. Hafif depresif geçen günlerdeki en yakın dostum.

Parquet Courts – Back to Earth

İtiraf ediyorum, yeni albüm hayal kırıklığı yarattı birazcık. Grubun içine küçük bir Alex Turner kaçması ise bir şarkılık olsa da hoşuma gitti.

Priests – Suck

Geçtiğimiz seneye saygı duruşu…

CEMRE’NİN TEZGAHI

Metric – Help I’m Alive

Uzun süredir acaba bütün şarkılarını istisnasız bir şekilde çok sevdiğim bir albüm var mı diye düşünüyordum, buldum sanırım. Hangisini koyacağıma karar veremediğim için ilk şarkıyı buraya bırakıyorum.

Interpol – My Desire

Bu albümün de aynı şekilde bütün şarkılarını seviyorum ama My Desire’ı hatırlattığı tek bir şeyden ötürü biraz daha fazla seviyor olabilirim.

Queens of the Stone Age – Make It Wit Chu

İçimdeki ergen ve romantik rockçı çok mutlu bu şarkıyı dinlerken.

Ariana Grande – the light is coming (feat. Nicki Minaj)

Albümü iki kez dinledim, hala hakkında konuşmayı reddediyorum.

NoMBe – Freak Like Me

Hande’nin yazısından sonra artık ben de bir NoMBe bağımlısıyım.

AHMET’İN TEZGAHI

Yeah Yeah Yeah – Hysteric

Çok sevdiğiniz grubun eski bir şarkısını keşfetmenin ne kadar güzel olduğundan defalarca bahsettik. Bu sefer Hysteric benim için bu kategoriye girdi.

Disclosure – Moonlight (Extended Mix)

Disclosure cephesinde bir hareketlenmeler var. Merakla bekliyoruz.

IAMX – My Secret Friend (feat. Imogen Heap)

Geçen gün Avaz’a playlist hazırlarken IAMX’i ne kadar sevdiğimi hatırladım.

Cake – Short Skirt / Long Jacket

Şu şarkının bas gitarı kadar beni mutlu eden şeylerin sayısı sayılabilir miktarda.

Toplu spotify listemizi de şöyle bırakalım;

TANIŞIN: NoMBe

NoMBe personası ile müzik yapan Noah McBeth ile ilk nerede tanıştım emin değilim. Belki bir Spotify listesi, bir müzik kritiği ya da bir arkadaşımın tavsiyesi. Sadece bir gün uzun bir otobüs yolculuğu sırasında kaydedilen albümlerim listesinde olduğunu fark ettim ve işte, sihir orada başladı. (Acaba ne zaman kaydetmiştim… Hiç bilemeyeceğiz.) Yaklaşık 2 aydır Alman müzisyenin çıkış albümü They Might’ve Even Loved Me‘yi dinlemeden duramıyorum. Bu albüm hayatımın o kadar büyük bir parçası oldu ki çok büyük olasılıkla bu senemin favorisi ve hayatım boyunca sık sık geri döneceğim o nadir uzunçalarlardan biri olacak.

(daha&helliip;)

SALI PAZARI: 31.07.2018

İşte, haftanın en sevdiğimiz günü. Bir salı gününde daha tezgahlarımızı açtık. Bu hafta bize yeni keşifleri ve janr tanımayan müzik zevkiyle In the Void‘un kurucusu Sibel Engingök de konuk oldu. (Kendisiyle daha önce şöyle konuşmuştuk.) Spotify playlisti en aşağıda. Peki, siz bu aralar neler dinliyorsunuz?

(daha&helliip;)

SALI PAZARI: 19.06.2018

Haftanın en sevdiğimiz günü. Bildiğiniz üzere her hafta salı günü o hafta en çok döndürdüğümüz, müptelası olduğumuz parçaları sizlerle paylaşıyoruz. Kısa bir ara vermiştik, şimdi geri dönüyoruz. Avaz ekibi olarak dinlemeden duramadıklarımızı bu hafta tekrardan sizin için toparladık. Buyrun bakalım:

(daha&helliip;)

İNCELEME: CHVRCHES- LOVE IS DEAD

Her dinlediğim albümün ardından hakkında yazmadan önce karışık duygular hissediyorum. Aklıma getirdiği düşünceler, onlarla paralel bir şekilde gün yüzüne çıkan anılar hepsi bir şekilde sıralanmayı başarıyor. Maalesef aynısını Chvrches’ın yeni uzunçaları Love is Dead için söyleyemeyeceğim. (daha&helliip;)

İNCELEME: BEACH HOUSE – 7

Yedi albüm ve 13 senelik bir kariyer… Baltimore’dan dream pop ikilisi Victoria Legrand ve Alex Scally’den oluşan Beach House‘un bunca zamandır yayımlanan albümlerindeki yedi farkı bulabilir misiniz? Grup, genellikle aynı tınıları yeni şekillerde yayımlayıp dream pop’ta kendilerine ait bir krallık kurdukları için eleştiriliyorlar. Ancak grubun her yayımlanan albümünün dört bir gözle beklenmesinin ve türünde bir önceden yayımlananı tahtından indirmesinin elbette bir sebebi var.

(daha&helliip;)

İNCELEME: IN HOODIES – CIRCLING THE CAGE

In Hoodies’in ikinci albüme giden yoldaki yeni EP’si Circling the Cage’in tanıtım resimlerini gözünüzün önüne getirin. Dış dünyayla yüzleşmeye çalışan bir adam. Ancak maskesini takmış ve yüzleşirken maskesini çıkarmayacağından neredeyse eminsiniz. Üstelik o kişiyi tanımıyorsunuz bile. İşte, yeni EP Circling the Cage tam olarak dinleyiciye bunları hissettiriyor. (daha&helliip;)

SALI PAZARI: 13.03.2018

Haftanın Avaz günü! Bu hafta da en sık dinlediğimiz yeni ve eski şarkıları seçtik. İyi dinlemeler:

EGE’NIN TEZGAHI

Kacey Musgraves – Space Cowboy

Bana country dinletebilen tek insan.

Massive Attack – Daydreaming

Massive Attack’ ın gelişini en sevdiğim şarkılarını loop’a alarak kutladığım bir gün oluyor.

David Byrne – Everybody’s Coming to My House

David Byrne’ ın yeni albümü çıktı ama ben hala ilk single’ına takılıp kalmış durumdayım. İçimdeki James Murphy fanboy’u beni nakaratında “Everybody’s coming to my house… my house!” diye bağırrmaya zorluyor.

Hercules & Love Affair – Controller (feat. Faris Badwan)

Çok sevdiğim Hercules & Love Affair’˝n geçen sene yayımlanan albümü Omnion, bence self-titled’dan beri yaptıkları en iyi albümdü ama nedense pek kıyıda köşede kaldı. Controller misler gibi, tertemiz bir electropop eseri ve vokalde The Horrors’ın frontman’i var, daha ne olsun?

The Voidz – All Wordz Are Made Up

Bunu söylemeyi hiç beklemiyordum ama The Voidz’un yeni albümü için inanılmaz heyecanlıyım. Casablancas gerçekten sınırları zorladığına, yepyeni şeyler denediğine ikna etti beni. Yayımlanan single’ların neredeyse hepsi, dinlediğim hiçbir şeye benzemiyor. Bir şarkı içinde on farklı şarkı varmış gibi. Yılın en ne iddialı¸ belirsiz olduğu kadar güzel albümü geliyor sanki.

AHMET’İN TEZGAHI

Lily Allen – Three

Lily Allen yeni albümü No Shame’i duyurduktan sonra albümden parçaları da dinletmeye devam ediyor. Three ise albümün hüzünlü kısmından kopup gelmiş bir parça.

Missy Elliott – Get Ur Freak On

İnsanın aklına Missy Elliott düşmesi kadar güzel şey az bu dünyada.

Taylor Swift – Delicate

Taylor Swift’ten ben de insanım klibi gelmiş ama güzel gelmiş. Kamera oyunları, danslar, hikaye bir klipten beklediğim her şeyden fazla fazla var.

Oh Land – White Nights

Artık bizden biri Oh Land’in doğuşunda gidiyoruz. Kendisini 2012 yılında Mono Festival’de dinleyen kitle bugünlerde emeklilik planı yapıyor.

HANDE’NİN TEZGAHI

Beach House- Dive

Yeni albümlerinden beklediğim her şey sadece bu şarkının içinde bile mevcut.

Porches- Leave the House

Bu şarkıyı ilk çıktığı günden beri düzenli aralıklar ile döndürüyorum. Yeni Porches albümü ile artık tüm albüm dönüyor üstelik. Teşekkürler Porches!

Soccer Mommy- Cool

Soccer Mommy’i övmelere doyamadığım yeni bir yazım var Avaz’da. O yazı konuşsun benim yerime.

Sophia Kennedy- Being Special

Yine nereden keşfettiğimi hatırlayamadığım ama beni şüphesiz mutlu eden bir şarkı. Bu haftanın en güzel sürpriz Spotify keşfi.

Son Lux- Resurrection

Konserlerine gitmediğim için deli gibi pişmanım sevgili Avaz okurları! Yine her zamanki gibi köprünün altından çok sular aktı. Pardon, Salon IKSV’nin.

 

 

 

 

İNCELEME: SOCCER MOMMY – CLEAN

Bu aralar herhangi bir müzik sitesine göz attıysanız Soccer Mommy‘nin çıkış albümü Clean‘i ve hatta ne kadar güzel olduğunu çoktan duymuşsunuzdur. Hakkında bir haftadır methiyeler yazılan bir albümü size baştan anlatmaya çalışmayacağım. İlk defa bir albüm incelemesinde sadece bir albümün neden güzel olduğunu anlatmak istiyorum. (daha&helliip;)

TANIŞIN: MANY ROOMS

Gitarı ile özdeşleşmiş, henüz daha yolun başında olan ve müzik piyasasının rekabetçi tüm yönlerinden ayrılarak saf bir şekilde müzik yapan müzisyenleri çok seviyoruz. Houston merkezli Brianna Hunt’ın müzik projesi Many Rooms da tam olarak bu alanda aradığımız kan. Brianna Hunt, aslen Ohiolu ancak henüz lisedeyken yaşadığı yerde canlı performanslar sergileyen tek kadın olduğu için fazlasıyla dikkat çekmiş. Küçükken annesinin kilise şarkılarıyla büyüyen Hunt, müziğe olan sevgisini bir kariyere dönüştürmeye karar verince Nashville’e taşınmış. Ancak orada da umduğunu bulamamış. Uzun süre finansal olarak sıkıntı yaşadıktan sonra ve tek bir şarkı dahi kaydedecek parayı denkleştiremediğinde ciddi bir sinir krizi geçirmiş. Hemen ardından bir arkadaşının ev stüdyosunda kayıt yapma fırsatı bulmuş ve ilk albümü için imzayı atabilmiş.

Kendisinin şu anda ortamlarda bulabileceğiniz Hollow Body adında bir EP’si var. İlk albüm trendlerinden tamamen uzaklaşarak, eski günlerin maksimum duygu minimum prodüksiyon inancını benimseyen 6 şarkılık harika bir EP Hollow Body. Sharon Van Etten, Julien Baker, Alela Diane, Laura Gibson ve Tiny Ruins ekolünün ilk albümlerini seviyorsanız mutlaka kaçırmak istemeyeceğiniz bir müzisyen olduğunu söyleyebiliriz. Özetle, akustik gitarı ile baş başa en içten şekilde hikayesini anlatan kadın müzisyenlere ayrı bir bayılıyoruz.

Many Rooms‘ un ilk uzunçaları şu anda yolda. Albüme ilk bakışı Which is to Say, Everything ile yaptık. Hollow Body EP’sinin devamı olabilecek bir kayıt gibi dursa da ilk kayıtların toyluğundan çıkarak prodüksiyona daha çok ağırlık verdiği bir albüm ile karşılaşmamız olası. Özellikle ambient tınılar ilk şarkıda öne çıkıyor. Bir Julianna Barwick tarzı olmasa ve gitar hakimiyetini sürdürse de Nordik havalara bir selam çaktığını söyleyebilirim. There is a Presence Here albümü 13 Nisan‘da tüm ortamlara geliyor olacak. Şimdiden bir yerlere not alın.