IN A RELATIONSHIP

ESAS OĞLAN: RAMI MALEK

Fakir ama Gururlu: İstanbul’un getto mahallelerinden kopup geldiği yönünde çok yorum ve tartışma olsa da hepimiz aslında gerçeğin buradan çok uzakta olduğunu biliyoruz. LA doğumlu Malek, oyunculuk okur ve Hollywood’a yolu düşer. Dizileri – örnekler olarak Gilmore Girls, Alcatraz, 24– ve filmleri – yine örnekler olarak  The Twilight Saga, Oldboy, Need For Speed – ile “2015 yılın adamı olma” sinyalini verir.

Biz sevişiyoruz: Soğuk ve keskin bakışların ardında sevimli ve sempatik bir adam olduğunu düşünmekte gecikmiyoruz. Mr.Robot’daki gizemli duruşuyla parladığına inandığımız Malek, Night At The Museum’da güncelden bir hayli uzaktaydı.

tumblr_inline_nu6fi70G5M1sdv3m5_500

Twilight: Breaking Dawn serisinde de ironik olarak iyilerin tarafında olup günü kurtaran Malek, aslında soğuk mizacından beklenen karakterin tam tersini ekranlara sundu.

Ayrıca Interview’e verdiği röportajda müziğin hayatına olan etkisini görebilir, kendisi hakkındaki düşüncelerinizi pekiştirebilirsiniz.


Bitmesin Bu Rüya: Mr.Robot için şimdiden geri sayıma başladık. İkinci sezonda fsociety’de bizi neler beklediği heyecanlarımız arasında. Güncelde film müjdesi olmayan Hacker Hero’muzdan mesafeyi uzun tutmamasını rica edeceğiz.

DEV KEDİ: GABY HOFFMANN

Munis…Tatlı: Hem annesi hem de babası oyuncu olanlar kervanının bir diğer üyesi olan Gaby Hoffmann’ın oradan oraya taşınmak, karavanlarda ve otellerde yaşamak, 5 yaşındayken Andy Warhol’un cenazesine gitmek, bir şefin yanında staj yapmak ve doğum koçluğu eğitimi almak gibi ilginç olaylarla dolu bir hayat hikayesi var. Edebiyat mezunu oluşuyla da gönlümüzü çalan Hoffmann için “Oyunculuk kanında var” desek hiç yanlış olmaz, çünkü kendisi 4 yaşından beri irili ufaklı pek çok reklam, oyun, film ve dizide rol almış durumda. Field of Dreams, Sleepless in Seattle, The Man Without a Face, Veronica Mars, Homeland ve Louie’yi bu uzun listede öne çıkan yapımlar olarak sayabiliriz. Fakat pek çok insan gibi bizim de Hoffmann ile tanışmamız Girls ve Transparent sayesinde oldu.

Kedi Canını Senin: Kendisi hem Girls hem de Transparent’taki rolü ile Emmy’ye aday gösterilince tabi ki şaşırmadık. Zaten sadece oyuncularıyla bile mükemmelliğin sınırlarını zorlayan iki dizide de öne çıkmayı başaran Hoffmann’ın özellikle Transparent’ta diziyi tek başına sırtlayacak kadar harikulade bir iş çıkardığını düşünmekteyiz. Doğallığın ve coolluğun kitabını baştan yazan Hoffmann, dolgun kaşları, ayrık dişleri, maskülen mi feminen mi olduğuna karar veremediğimiz duruşu ve aynı anda hem 20 hem de 40 yaşında gözükebilmesiyle “arkadaş olmak istediğimiz ünlüler” listesinde en tepelere yerleşmiş vaziyette. Tabi Lena Dunham, Claire Danes, Carrie Brownstein ve Christina Ricci gibi isimler varken bize sıranın geleceğini pek zannetmiyoruz.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Geçtiğimiz sene bir de çocuk yapan Hoffmann’ı Transparent’ın ikinci sezonunda da izleyeceğimiz kesin ki bu bile tek başına oldukça heyecan verici. En son Lyle isimli filmde drama/gerilim alanında da başarısını ortayan koyan Hoffmann, bizim için “Artık hangi filmde oynarsa oynasın izlerim” mertebesine ulaştı. Şu noktada Transparent’ı mutlaka izlemeniz gerektiğini bir daha hatırlatmalıyız.

ESAS OĞLAN: EVAN PETERS

Fakir Ama Gururlu: Son zamanların en popüler yüzlerinden Evan Peters, ekranlara ilk Clipping Adam ile ‘merhaba’ demişti. Henüz daha yolun başında bu rol ile bir ödülü cebe indirmişti bile. Hemen ardından çeşitli reklamlarda izledik. Ayrıca kendisi ile An American Crime, Gardens of the Night, Kick- Ass gibi filmlerde ve The Mentalist, House, Monk, The Office, One Tree Hill gibi TV yapımlarında karşılaştık.

Biz Sevişiyoruz: Evan Peters’a hak ettiği ilgi ise hepimizin yakında takip ettiği bir dizi olan American Horror Story ile geldi. Her sezonda farklı bir karakteri canlandıran Peters, sempatik siması ve tabii ki yeteneği ile dikkatleri üzerine çekti. Hemen ardından da kendisini nişanlısı Emma Roberts ile tanıştığı film olan Adult World’ de izledik. Ancak Peters’ ın belki de en çok konuşulan rolü, geçen sene gösterime giren X-Men: Days of Future Past’deki Quicksilver ile oldu.

Bitmesin Bu Rüya: Kabarık bir özgeçmişe rağmen Evan Peters, durmadan çalışıyor. Yeni sezonda kendisini American Horror Story: Hotel‘ de Lady Gaga ile beraber izleme şerefine erişeceğimiz için sabırsızlanıyoruz. Kulağımıza gelen bilgilere göre kendisi kötü bir karakteri canlandıracakmış yeni sezonda. Ayrıca X- Men’ in devam filmi Apocalypse’ de Quicksilver’ ı canlandırmaya devam edecek olması da bonusu. ‘Daha ne olsun’ derken Elvis&Nixon adlı bir filmde yan rol kaptığının haberini de almış bulunmaktayız. Anlayacağınız bu sene Evan Peters’ a doyacağız, tabii bu mümkünse.

 

DEV KEDİ: RASHIDA JONES

Munis…Tatlı…: Dört bir yandan oyuncu, sanatçı ve müzisyenin var olduğu bir ailenin bir üyesi olan Rashida Jones, doğuştan oyuncu diyebileceğimiz kadrodan. Harvard mezunu oluyor kendisi. Oyunculuğun yanı sıra film yapımcılığı üstlenen, çizgi roman ve oyun yazarlığı yapan Jones, on parmağında on marifet olmasının yanında bakışlarıyla da bir hayli munis… tatlı…

Kedi Canını Senin: Saturday Night Live veya Foo Fighters’ın Long Road to Ruin klibinden gözümüz Jones’u ısırsa da kendisinden bahsederken kendisini dizilerden daha net biliyoruz. The Office ile başlayan dizi kariyeri Parks and Recreation ile devam ederken bir çok izleyiciyle de hemşire Ann Perkins’i tanıştırmış oldu. Konuk olduğu diziler de  saymakla bitmiyor bu arada. Yollar hemen IMDB’ye düşebilir. I Love You, Man, Friends with Benefits ve The Social Network de Rashida Jones ile ilişkimizin pekiştiği, samimi anlar yaşadığımız popüler kültürde kendine en güzel yeri bulan yapımlara işaret ediyor.

Hot Girl Wanted ise yapımcı olarak yer aldığı belgesel. Kendisinin bir feminist olduğunu ve sistemin kadın bedeni ve imajı üzerinde yarattığı aksaklıkları her defasında konuşan Rashida Jones, bu noktada bir çoğunun kalbini kırmaktan vazgeçmiyor.

Maroon 5 için back vokal olduğunu, Tupac Shakur’un albümünde misafir olarak yer aldığını da belirtelim.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim:  Bakışları ve duru güzelliğiyle ikna etme çabasına girmekten ziyade on parmağında on marifeti odak noktası alıyor, birçok projeye sesiyle de hayat verdiğinin altını çiziyoruz. Post prodüksiyonda olan yeni filmi Matters of Heart ve seslendirdiği B.O.O. (Bureau of Otherworldly Operations) 2015’in merakla beklenen yapılardan. Bizler de dolayısıyla takibine devam.

ESAS OĞLAN: MILES TELLER

Fakir Ama Gururlu: Okullu oyunculardan olan 28 yaşındaki Miles Teller, kariyerinin başlangıcında birkaç kısa filmde boy gösterdikten sonra sinemaya adımını 2010’da yapımcılığını Nicole Kidman’ın üstlendiği Rabbit Hole adlı filmle atmış. Lisede Footloose müzikalinde Williard Hewitt’i canlandıran Teller, 2011 yılında kaderin cilvesiyle filmin remake’inde yine aynı rolle yer almış. O günden günümüze ise boş geçirdiği bir günü yok adeta.

Biz Sevişiyoruz: Miles Teller için kesinlikle söyleyebileceğimiz bir şey varsa o da rol aldığı fimler çok çeşitli olduğu. That Awkward Moment, Two Night Stand gibi romantik komedilerde de izledik onu, Divergent serisi gibi aksiyon yüklü yapımlarda da. Ancak Miles Teller’ın bizleri kendine hayran bıraktığı an, Whiplash’teki performansını baştan sona ağzımız açık izlediğimiz andı.

Bitmesin Bu Rüya: Yavaş yavaş en temkinli yaklaşanımızın dahi gönlünü kazanmayı başardı Miles Teller ve şimdilerde onun gelecekteki projelerini heyecanla bekler haldeyiz. Özellikle çok yakında vizyona girecek olan Fantastic Four’da Reed Richards, nam-ı diğer Mr. Fantastic olarak nasıl bir iş çıkaracağını görmek için sabırsızlandığımızı söylemek yanlış olmaz.

 

ESAS OĞLAN: MATTHEW LEWIS

Fakir ama Gururlu: Rol arkadaşlarından farklı olarak, 5 yaşından beri oyunculuk yapan Matthew Lewis’in kariyeri Harry Potter serisinde oynamak üzere seçilmesiyle değişti. 8 filmlik seri boyunca, yıllarca gözümüzün önünde sakar ve yeteneksiz Neville karakteriye bütünleşerek büyüdü.

Biz Sevişiyoruz: Son filmde karşımıza ilk fimdekine kıyasla bambaşka bir Neville Longbottom olarak çıkmasıyla hepimizi “büyümek bir insana ancak bu kadar yakışır” şeklinde düşüncelerle baş başa bıraktı.

Bu değişimi ve kendisine karşı artan ilgiyi yapımcılar da fark etmiş olacak ki, seride daha ön planda olan birçok rol arkadaşına göre çok daha kısa sürede çoğunluğu televizyon dizisi olmak üzere farklı projelerde yer almaya başladı.

Bitmesin Bu Rüya: Hala gördükçe şoklara uğramamıza sebep olacak kadar inanılmaz bir şekilde seksileşen Matthew Lewis şu sıralar İngiliz Attitude dergisine verdiği pozlarla ve bunun üzerine J.K. Rowling‘le twitter üzerinden anne-oğul sohbeti kıvamında gerçekleşen mention’laşmasıyla gündemimizi ve ekranlarımızı meşgul etmekte.

Matthew Lewis’in Harry Potter’dan sonra rol aldığı en bilindik yapım olan sevilen komedi dizisi Bluestone 42 şu sıralar dördüncü sezon için onay bekliyor. Aynı zamanda Game of Thrones‘un Khaleesi’si Emilia Clarke ve Sam Claflin‘le birlikte rol aldığı Me Before You da yapım aşamasında ve 2016 yazında vizyona girmesi planlanıyor. Kendisini acilen çok daha fazla yerde görmek istiyoruz.

DEV KEDİ: JANET MONTGOMERY

Munis…Tatlı…: İngiliz aksanının vücut bulmuş güzel kadınlarından Janet Montgomery de dizi aleminin henüz parlayan isimlerinden. İngiliz liseli gençlerin hayatını konu alan Skins dizisiyle 2008’de başladığı oyunculuk serüvenine yine dizilerle devam eden Janet Montgomery aslında Stella Mann College’dan dansçı olarak mezun olmuş. Eğitimini bu yönde almamış olmasına rağmen oyunculuk kariyeri yapmayı hedefleyen Janet Montgomery’nin, yolunun Salem ve Black Mirror dizileriyle kesişmesinin ardından hedefine hızlı adımlarla yaklaştığını söyleyebiliriz.

Kedi Canını Senin: Bu dizi sürecinin arasına Black Swan’da Madeline karakteriyle küçük bir rol ve Our Idiot Brother’da Lady Arabella rolünü ekleyen oyuncu, ses getirme evresine bu aralıklarda ulaşmış diyebiliriz. Televizyon filmleri ve kısa filmlerin filmografisinin büyük bir kısmını oluşturduğunu da eklersek neden henüz ismini çok duymadığımızı daha iyi anlayabiliyoruz.

Televizyon demişken de rol aldığı dizileri şöyle bir sıralayalım: Entourage, The League, Human Target, Merlin, Made In Jersy, Downtown Abbey ve son olarak Salem, Black Mirror. Bazı oyuncular gerçekten sadece dizilere yakışıyor.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim:  17. yüzyılda cadıların başına gelenleri anlatan WGN dizisi Salem bu sezon da devam ediyor ve Janet Montgomery yine asillik vs. kırılganlık durumlarını bir karakterde toplayarak başrole devam ediyor. Ayrıca post-prodüksiyonda olan iki film ile (Happily Ever After ve The Rapture) 2015’de sonunda yükselişe geçecek ve yakın zamanda kendisinden daha çok bahsediyor olacağız gibi görünüyor.

 

DEV KEDİ: KAT DENNINGS

Munis…Tatlı…: 28 yaşındaki Amerikalı oyuncu kariyerine çok küçük yaşta başlamış. Henüz 10 yaşındayken tanıdık bir reklam yüzü haline gelen Kat Dennings’in akılda kalır ilk rolü ise Sex and the City’ye konuk oyuncu olarak katılmasıyla oldu.

Kedi Canını Senin: Kariyerine dizilerde küçük roller oynayarak devam eden Kat Dennings 2004’ten itibaren Steve Carell, Robert Downey Jr. gibi isimlerin de bulunduğu filmlerde rol almaya başladı. Ama biz kendisini en çok Michael Cera’yla birlikte başrol oynadığı Nick and Norah’s Infinite Playlist filminden tanıyoruz.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Kendisini Thor’da görmemizden sonra (oyunculuğundan çok Tom Hiddlestone‘la olan birlikteliğinden bahsettirmişti.) artık önünün iyice açıldığını düşündüğümüz  oyuncu şu anda kendisinin başrolünde olduğu 2 Broke Girls dizisinin 5. sezonu için hazırlık yapmakta. Görünüşe göre yirmi yıl kadar bir süredir kendisini gösterdiği ekranlarda çok daha uzun süre kalacak.

ESAS OĞLAN: OLLY ALEXANDER

Fakir ama Gururlu: Hiç göstermese de 25 yaşında olan Olly Alexander, oyunculuğa çok sık rastlamadığımız bir şekilde tiyatrolarda başlamış. Ardından televizyon filmlerinde ve dizilerde küçük roller alan genç oyuncuyu asıl tanıma sebebimiz ise bu filmler değil, vokali olduğu Years & Years oldu.

Biz Sevişiyoruz: Years&Years projesi ise grubun diğer iki üyesinin, ortak bir arkadaşlarının evinde, Olly’nin duşta şarkı söyleyişini duyup gruplarına katılmasını teklif etmesiyle başlamış. Şu ana kadar yayınlanmış 5 EPleri ve bir albümleri var.

Olly’nin oyuncu yanını da kliplerinde çok net bir şekilde görebiliyoruz.

Kendisini Dish & the Spoon‘da Greta Gerwig gibi daha bilindik insanlarla ya da Skins gibi daha bilindik yapımlarda görmeye devam etsek de, bizce müzisyen yanı şu an için daha baskın geliyor gibi görünüyor.

Bitmesin Bu Rüya: Brit Awards’a aday olmasıyla Years&Years tarafından; Stuart Murdoch’un God Help The Girl filmi, Penny Dreadful dizisiyle oyunculuk tarafından bilinirliği fazlaca artan yetenekli aktör/boyband vokali tatlışı çokça görüp dinleyeceğimizi umuyoruz.

DEV KEDİ: SHAILENE WOODLEY

Munis… Tatlı…: Oyunculuk kariyerine sekiz yaşında adım atan ve henüz on iki yaşındayken kült gençlik dizisi The O.C.’de rol alan Shailene Woodley, ilk büyük başarısını Oscar ödüllü The Descendants filmindeki rolüyle elde etti.  Woodley bu filmdeki performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Altın Küre’ye aday gösterildi.

Kedi Canını Senin: Shailene Woodley birçoğumuzun dikkatini üst üste rol aldığı best seller uyarlamalarıyla çekti.  Önce Veronica Roth’un distopyası Divergent’ın Tris’i olarak karşımıza çıktı, ardından da John Green’in göz pınarlarımızı kurutan The Fault In Our Stars’ının Hazel Grace’i.  Shailene’in YA filmlerinden ibaret olmadığını ise White Bird In A Blizzard filmindeki performansıyla gösterdi.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Divergent üçlemesinin geçtiğimiz hafta vizyona giren ikinci filmi Insurgent’ta tekrar izleme keyfine eriştiğimiz Shailene Woodley eminiz ki gelecekteki filmleriyle de gönüllerde taht kurmaya devam edecek. (2015 sonunda vizyona girecek olan Zachary Quinto ve Joseph Gordon-Levitt’le birlikte rol aldığı Snowden filmi için şimdiden heyecanlanmaya başlamakta da sakınca görmüyoruz.)

ESAS OĞLAN: GRANT GUSTIN

Fakir ama Gururlu: Henüz 25 yaşında olan Grant Gustin oyunculuk hayatına kısa bir süre önce West Side Story‘nin Broadway versiyonunda oynamak için Tiyatro ve Müzik okuduğu okulunu bırakmasıyla başlamış. West Side Story turu sırasında katıldığı Glee seçmelerinin aracılığıyla da televizyon dünyasına adımını atmış.

Biz Sevişiyoruz: Ani bir kararla Glee yapımcıları tarafından dizinin kadrosuna dahil edilen Gustin’in keşfedildiği proje de bu oldu diyebiliriz. Yani tahmin edeceğimiz üzere genç oyuncunun sesi de güzel! Glee’nin ardından 90210‘da, daha sonra da konuk olarak birkaç bölümlüğüne Arrow‘da rol almasından ve karakterin izleyiciler tarafından çok sevilmesinin ardından aynı karakterle başrol olarak The Flash dizisinde oynamaya başladı.

Bitmesin Bu Rüya: En az sevimli olduğu kadar da çalışkan olan oyuncu, West Side Story’den beri ara vermeden bir yapımdan başka bir yapıma koşuyor. Şu anda planlanlanmış başka projesi olmasa da The Flash’in ikinci sezon onayını almış olması bile kendisini daha çok göreceğimizi gösteriyor aslında. Şu ana kadar inanılmaz kaliteli yapımlarda rol almamış olsa da önümüzdeki aylarda sinema dünyasına da adım atıp bir kez daha kalplerimizi çalacağından ve tatlılığının dizisinin izlenmesindeki en önemli etken olmaya devam edeceğinden hiç şüphemiz yok.

ESAS OĞLAN: ADAM DRIVER

Fakir ama Gururlu: Çocukluk yıllarından beri müzikle ve oyunculukla ilgilenen Adam Driver’ın oyunculuk kariyeri öncesi hayatı oldukça ilginçmiş. 11 Eylül saldırısının ardından Deniz Kuvvetlerine katılan Driver, 3 yıl buraya hizmet ettikten sonra ve Irak’a gönderilmeden hemen önce, geçirdiği sakatlıktan dolayı görevinden ayrılmış. Ardından oyunculuk okumaya başlamış ve mezuniyetinden hemen sonra Broadway gösterilerinde rol almış.

Biz Sevişiyoruz: Bizim Adam Driver’la ilk tanışmamız ise Dev Kedilerimizden Lena Dunham‘ın Girls dizisi vesilesiyle oldu. Yetenekli oyuncunun canlandırdığı karakter Adam’ın absürdlüğü/sempatikliği de kendisine olan ilgimizi arttırdı. Girls dizisiyle keşfedilmesinin ardından beyazperdeye de açılan oyuncu Lincoln, Frances Ha, Inside Llewyn Davis, What If, This Is Where I Leave You, While We Are Young gibi beğendiğimiz filmlerde, büyük isimlerle birlikte rol aldı.

Bitmesin Bu Rüya: Girls’ün bir sonraki sezonunun onay almasının ve rol alacağı diğer filmlerin yanı sıra, Adam Driver fazlasıyla heyecanlandıran ve merakla yollarını gözlediğimiz Star Wars: Episode VII – The Force Awakens‘ın kadrosunda yer alıyor. Henüz rolünün ayrıntıları tam olarak belli olmasa da biz kendisine Sith’liği pek yakıştırdık, ayrıntılar için Aralık 2015’e gün sayıyoruz. Bu süreçte kendisini bolca göreceğimizden eminiz.

DEV KEDİ: NATALIE DORMER

Munis… Tatlı…: Tudors ile araladığı eski çağ temalı dizi oyunculuğu kapısını Game of Thrones ile ardına kadar açtı, Natalie Dormer. Egzotik güzelliğiyle kralların gözünü aldığı gibi bizim gözlerimizi de yerinde bırakmadı.

Kedi Canını Senin: Game of Thrones ve yan rollerde oynadığı bir çok projenin yanına The Hunger Games‘i de ekleyen Natalie Dormer, bunlarla yetinmeyip müzik sektörüne de giriş yaptı. Hozier’ın yeni şarkısı Someone New‘in klibinde de rol alan Natalie, her yönüyle pamuklara sarılmaya hazır hale geldi.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Margaery Tyrell olarak saltanatını devam ettirecek olan Natalie Dormer’ın önümüzdeki senelerde de başrol olarak göreceğimiz filmleri hazır bile.

ESAS OĞLAN: CAMERON MONAGHAN

Fakir ama Gururlu: 1993 doğumlu genç aktör Cameron Monaghan, oyunculuğa 7 yaşında başladı, ayrıca modellik de yaptı. Bembeyaz teni, mavi gözleri ve kızıl saçlarıyla pek çoğunun “yakışıklılık” algısını değiştiren Monaghan, Malcolm In The Middle, The Mentalist, Monk, Fringe gibi pek çok dizide irili ufaklı rollerde oynadı. Kendisini Adam Sandler’ın meşhur filmi Click‘te de gördük. Fakat herkesin bildiği gibi asıl çıkışını Shameless ile yaptı.

Biz Sevişiyoruz: 2011’de başlayan ve şu an 5. sezonu süren Shameless, dizinin pek çok genç oyuncusu gibi Cameron Monaghan‘ın kariyerinde de dönüm noktası oldu. Ailenin eşcinsel çocuğu ve (muhtemelen) en normal üyesi Ian‘ı canlandıran Monaghan’ın oyunculuğu hak ettiği şekilde bir hayli övüldü. Kendisi özellikle bu sezonda bipolar rolünde basbayağı döktürmekte. Gitar, piyano, armonika, klavye ve ukulele de çalan Monaghan’ın sanırsak başarısız olduğu bir konu = yok.

Bitmesin Bu Rüya: Gotham dizisindeki genç Joker rolüyle de inanılmaz bir iş çıkaran Monaghan’ın birkaç sene içinde dev bir filmde başrol oynayıp dünya çapında patlamasına neredeyse kesin gözüyle bakmaktayız. Halihazırda altıncı sezon onayını alan Shameless’ın yanında Wake isimli bir gerilim filminde de izleyeceğiz kendisini. Yeteneğinden uzun yıllar boyu mahrum kalmayacağız gibi gözüküyor.

 

DEV KEDİ: AUBREY PLAZA

Munis… Tatlı…: Bunca yıldır nerelerde saklanıyormuş diye merak ettiğimiz 30 yaşındaki Aubrey Plaza, öğrendiğimiz üzere olabilecek her iş alanında stajyerlik yapmakla meşgulmüş. Oyunculuk kariyerine de stajyer olarak başlamış, önce küçük doğaçlama skeçlerde rol alan oyuncu, daha sonra The Jeannie Tate Show isimli internet dizisinde rol almış.

Kedi Canını Senin: 2006’da 30 Rock’ta küçük rol oynadığı küçük rol ile Aubrey Plaza hem televizyon dünyasına hem de kalplerimize adım atmış oldu. Ama kendisini asıl tanıttığı projeye 3 yıl sonra, 2009’da başladı. Parks & Recreation’la “deadpan” komedisinin ilk akla gelen temsilcileri arasına girdi. Dizinin ardından kendisini Funny People ve Scott Pilgrim vs. The World’ün kadrolarında gördük. Bunların ardından 2012 yılında Safety Not Guaranteed filminde ilk kez başrol oynadı. 2012’den beri yaptığı iyi işlere yetişemiyor olmamıza rağmen en çok The Fappening olayının mağdurlarından olmasıyla anıldı.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Parks & Recreation’ın bitmesinin ardından en azından Aubrey Plaza’nın şu anda yapım aşamasında olan 4 filminin olduğunu bilmek üzüntümüzü birazcık hafifletiyor. Genelde benzer tipte rollerde oynayan oyuncuyu daha farklı rollerde de görmeyi umuyoruz ve heyecanla bekliyoruz.

DEV KEDİ: ANNA KENDRICK

Munis… Tatlı…: Sinemaya olabildiğince uzak ebeveynlere sahip olan Anna Kendrick, 85’li, Portland’lı. Kardeşi gibi oyunculuğa merak salmasıyla 1998 yılında ilk önemli projesi olan High Society ile oyunculuk ve aynı zamanda müzik kariyerine de adımını attı. Daha ilk projesinden parlayan yetenekli kedimiz, bu projesiyle Tony Ödülü’ne aday olan en genç insanlardan olma başarısını yakaladı.

Kedi Canını Senin: Twilight’taki küçük rolüyle kendisini tanıtıp, Up in the Air gibi 6 dalda Oscar adayı olacak kadar başarılı bir filmle yükselişe geçen Kendrick, Scott Pilgrim vs. The World ile birçoğumuzun kalbini daha kariyerinin başlarından kazandı, dev kedi olmaya yaklaştı. Üstelik bu filmlerin hepsi 1,5 yıllık bir süre içerisinde çıktı. 50/50’nin ardından Pitch Perfect’le Twilight Serisinin gölgesinden iyice çıkan yetenekli oyuncuyu aynı zamanda şarkı söylemesiyle biliyoruz:

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: 2009’dan beri her sene en az 3 filmde rol alan çalışkan oyuncunun şu anda 2015’te çıkması planlanan dört, 2016’da çıkması planlanan iki projesi var. Bunların giderek artacağından ve bizim de merakla takip etmeye devam edeceğimizden eminiz.

Ayrıca şu sıralar !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında gösterilmekte olan The Last Five Years isimli filmde kendisini görebiliriz.

 

 

ESAS OĞLAN: MATTHEW MCCONAUGHEY

Fakir ama Gururlu: 20 yıllık oyunculuk kariyerinden sonra ilk kez 2012 yılında ismini hak ettiği şekilde duyurmaya başlayan Matthew McConaughey, özellikle geçtiğimiz yıl hepimizin gündeminden düşmeyen isimler arasına girdi. Yıllardır gözümüz önünde olmasına rağmen, son iki yılda romantik-komedilerden, Martin Scorsese, Jean-Marc Vallée, Christopher Nolan gibi yönetmenlerin filmlerine geçiş yapıp kariyerine bambaşka bir yön vererek hepimize ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu gösterdi.

Biz Sevişiyoruz: 2014 yılında ismini çok duyduğunuz herhangi bir filmin oyuncu listesinde ismine rastlama ihtimalinizi yüzde iki yüzlere çıkaran oyuncu, Dallas Buyers Club‘da AIDS hastası bir kovboyu başarıyla canlandırarak ününe ün katarken, True Detective‘deki oyunculuğuyla da kalplerimizdeki ve gündemdeki yerini biraz daha sağlamlaştırdı. Bu ani yükselişinin ardından Time dergisi tarafından hazırlanan 2014 yılının “The Most Influential People in the World” listesinde yer aldı. Bu başarılarını bir de Oscar ödülüyle taçlandıran Matthew McConaughey’in temposuna izleyiciler olarak biz ayak uyduramadık açıkçası.

Bitmesin Bu Rüya: Hala yapım aşamasında olan birçok filmi olsa da bir anda böyle bir başarıya ulaşmanın şans eseri olduğuna inanmak mümkün olmadığı ve röportajlarında buna işaret eden şeyler söylediği için Matthew McConaughey’nin kariyerinin erken zamanlarında bilinçli olarak göz önünde olmadığını tahmin ediyoruz ve tekrar aynı şekilde gözden kaybolmamasını çok içten bir şekilde diliyoruz. Umarız bu sene de gündemimizi başarılı projelerle meşgul eder.
.

DEV KEDİ: LEA SEYDOUX

Munis…Tatlı…:Kariyerinde ailesinin hiçbir katkısının olmadığını ve kendilerinden hiç yardım istemediğini söylese de Fransa’nın tanınmış sinema kuruluşlarında önemli yerlere sahip olan bir aileden gelen Léa Seydoux‘nun sinema dünyasına girmemesi ihtimal verilemeyecek bir durum olurdu. Öncelikle müzik okuduğu konservatuvarı bırakıp modellik yapmaya ve oyunculuk dersleri almaya başlayan güzel oyuncuyu hepimizin tanıdığı ilk proje bir Levi’s reklamı oldu.
.

Kedi Canını Senin: Inglourious Basterds ve Midnight in Paris‘teki küçük ama akılda kalıcı rolleri Léa’nın yükselişini her ne kadar hızlandırsa da, tanınırlığını asıl arttılan yapım Cannes Film Festivali‘nde Altın Palmiye ödülünü kazanan La Vie D’Adele filmi oldu.

Modelik kariyerine de devam eden yetenekli oyuncu Prada‘nın bir reklamı aracılığıyla Wes Anderson ve Roman Copolla gibi yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Bond kızı olmasının yanı sıra şu an yapımda olduğunu bildiğimiz birkaç filmi daha var, yükselişinin hızına bakarak bu projelerin sayısının çok kısa sürelerde çok fazla artacağını düşünüyoruz. Biz kendisini izlemelere doyamadık ve göründüğü kadarıyla güzel oyuncu hakkında herkes aynı düşüncelere sahip. Bu yüzden bu Fransız harikası hanımı çok daha uzun süreler boyunca göreceğimizden hiç şüphemiz yok.

DEV KEDİ: DESIREE AKHAVAN

Munis… Tatlı…: Kız arkadaşıyla yazıp yönettikleri ve üstüne başrolünü paylaştıkları The Slope isimli web dizisiyle tanıdı dünya kendisini. “Yüzeysel homofobik lezbiyenler” alt başlığıyla yayınlanan dizide kendilerinden başlayıp kadın ve cinsellik klişeleriyle ölümüne dalga geçtiler. Güzel noktalara değinmiş olacaklar ki kendilerini Out Magazine‘in 2012 yılındaki Out 100 listesinde görmek mümkün oldu.

Season 2, Episode 3: “Primary Care Giver” from The Slope on Vimeo.

Kedi Canını Senin: Desiree‘nin bir anda ivme kazanan yükselişi 2014 başında Sundance’te prömiyeri yapılan ilk uzun metrajlı filmi Appropriate Behaviour ile oldu. Gördüğümüz kadarıyla uzak diyarlarda olsak “low-key” şeklinde tanımlayacağımız komedi anlayışıyla, suratımıza suratımıza bağırmadan, çok fazla güldürüyor.

Seni İkna edeceğim: Desiree Akhavan üç vakte kadar (yaklaşık 3 ay sonra) herkesin dilinde olacak. Şimdiden televizyon/sinema dünyasının cool çocuklarıyla takılmaya başladı bile. İnanmazsanız Girls’ün 4. sezon trailer’ına buyrun.

DEV KEDİ: CARA DELEVINGNE

Munis… Tatlı…: Cara Delevingne, kendisi gibi manken olan ablası Poppy Delevingne‘in izinden giderek 2010’da kariyerine başladıktan çok kısa bir süre sonra hepimizin hayatına hızlı bir giriş yaptı. İlk olarak Burberry‘nin yüzü olarak tanıdığımız bu tatlışlık abidesinin, artık neredeyse ikonlaşmış kaşlarıyla hepimizin aklında kalıcı bir yer elde etmesi hiç zor olmamıştı.
 .
Kedi Canını Senin: İlk zamanlarda farklı tarzı ve karakteristik güzelliği sebebiyle kimi insanlar tarafından tapılırken, kimisi tarafından da itici bulundu. Ama sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla ünlülerin özel hayatlarının içine kadar girdiğimiz, Cara’nın anneannesinin gençliğinden, ayağının altındaki “BACON” dövmesine kadar haberdar oldugumuz için artık kendisinin ne kadar şeker bir insan olduğu konusunda hemfikiriz bizce.
.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Sadece tatlı olmakla kalmayıp on parmağında on marifet bir insan olan Cara, mankenliğin yanı sıra oyunculuk yapıyor, şu anda yapım aşamasında olan birçok sayıda film projesinde yer alıyor. Hatta şu sıralar DC Comics’in Batman v Superman uyarlamasındaki Harley Quinn karakteri için ismi kulislerde dolaşmakta. Bir süre sadece küçük rollerde ve müzik videolarında oynayan yetenekli mankeni, umuyoruz ki böyle büyük yapımlarda daha çok görürüz.
 .
 .
Cara Delevingne’nin moda ve sinemanın yanı sıra, müzik dünyasıyla da yakınlığı olduğunu biliyoruz. Birçok müzisyenle yakın ilişkileri olduğu, zamanında esas oğlanlarımızdan Jake Bugg‘ın şarkılarının ilham kaynağı olduğu çok bilinmese de hiç olmazsa Pharrell Williams‘la birlikte yapılan Vogue çekiminden herkes haberdardır. Şu anda ikilinin beraber oynayacakları bir Chanel kısa filmi ve beraber kaydettikleri bir single olduğunu da biliyoruz. Görünüşe göre hem bu ikiliyi hem de yalnızca Cara’yı önümüzdeki zamanlarda görmeye doyacağız.
.
.